DENİZANALARI KİRLİLİK SEBEBİ DEĞİLDİR Muğla Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Prof. Dr. Ahmet Nuri TARKAN, son günlerde Bodrum içerisindeki denizlerimizde sıkça görülen denizanaları hakkında Bodrum Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne gönderdiği raporda, denizanalarının kesinlikle kirlilikten dolayı ortaya çıkmadığını belirtti.
 Prof. Dr. Ahmet Nuri TARKAN’ın denizanaları hakkında Bodrum Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne gönderdiği raporun tamamını sitemizde yayımlayarak özellikle Kumbahçe Halk Plajı’ndan denize giren vatandaşlarımızı bilgilendiririz. Denizanalarının ortamdaki kirlilikle doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır. Aksine İzmir Körfezinde olduğu gibi Büyük Kanal Projesi’nin hayata geçirilmesinin ardından evsel atıklar arıtma tesislerine yönlendirince suda yaşam belirtileri giderek artmıştır. Oksijen oranının artmasıyla birlikte denizde canlı aktivitesi dikkatleri çekti. Daha sonra deniz analarında artışlar görüldü. Bu da denizanalarının kirlilik göstergesi olmadığının bir işareti olarak kabul edilebilir. Şu sıralarda sahillerimizde toplu olarak görülmekte olan denizanaları genellikle zararsızdırlar. Ancak dokunulduğunda deride kızarıklıklar oluşturabilmektedir. Herhangi bir denizanası temasına karşı yapılması gerekenler ise şunlardır; 1 – Zehirli denizanası türünden bir canlının sokması, ısırması halinde derhal sudan çıkınız. Şiddetli ağrı ve kramplar yüzmenizi önleyebilir, boğulabilirsiniz. 2 – Isırmanın vereceği ızdırabı, sirke, tuz, şeker, ve hatta kuru kum serperek hafifletin. Yavaşça bu malzemeyi yaranın üzerine yayın. Bu rahatlama için ilk adımdır. 3 – Yarayı temizleyin, 15-20 dakika bekledikten sonra o bölgeyi deniz suyuyla yıkayın. Tatlı su kullanmayın ve deriyi ovalamayın çünkü her ikisi de daha çok zehir yayılmasına neden olur. 4 – Cilde yapışmış olan dokungaçları alın. Bunun için deniz suyu, kum veya talk pudrası, un veya karbonatla yapılmış bir macun kullanın. Artık kalan parçacıkları bıçak veya deniz kabuğu gibi sert kenarlı bir madde ile sıyırın. Bu işlemi yaparken en doğrusu eldiven giymektir. 5 – 0.5’lik hidrokortizon merhemi kullanın Bu, kızarıklık ve şişliği hafifletir. Uyuşturucu etkisi olan benzokain gibi bir merhem ağrıyı ve kalemin losyonu kaşınmayı azaltabilir. Aspirin ve asemominofen gibi hafif analjezikler kullanılabilir. Daha şiddetli ısırıklarda mutlaka doktor tavsiyesi gerekir. Denizanaları jelatinimsi yapıdadır ve su hareketleri ile rüzgar esintisi yardımıyla sürüklenerek koy yada daha korunaklı kıyı kesimlerde toplanabilirler. Kendilerinin çok sınırlı hareket yetenekleri bulunmaktadır. Bunların kıyı bölgelerinde toplanmalarının en önemli nedenlerin başında deniz suyundaki sıcaklık artışı ve beslenme isteği gelmektedir. Besin ihtiyacını, genellikle balık yumurtaları ve larva dediğimiz yavru balıkları yiyerek gideren denizanalarının, özellikle Haziran sonları ile Temmuz ve Ağustos aylarında beslenmek amacıyla kıyılara geldiği bilinmektedir. En önemli besin kaynaklarından biri olan ve planktonik organizmalar dediğimiz sudaki besleyiciler, denizanalarını cezbeden önemli etkenler olarak göze çarpmaktadır. Deniz suyu sıcaklığındaki artışa bağlı olarak denizanalarının tükettiği planktonun (gözle görülmeyen organizmalar) arttığı, deniz analarının da bu organizmaları yemek için sahil şeridine yaklaştıklarını söyleyebiliriz. Genelde %99’u su olan denizanalarının korunma ve yiyeceklerini yakalamaya yarayan yakıcı kapsüllerin içindeki zehirli hücrelere NEMATOSİST’ler denir. Gerektiğinde NEMATOSİST’lerin fışkırması için dış deriye doğru hareket gerçekleşir. NEMATOSİST’lerin fışkırmasıyla insanda görülen etkileri yanma ve kaşınmadır. Denizanaları etoburdur. Küçük deniz hayvanları yumurtalar ve larvalarla beslenirler. Bunun için avlanmaları gerekmez. Suda sürüklenerek ilerlerken yiyebilecekleri bir canlıya rastlar ve onu ya doğrudan yutarlar yada fışkırttıkları zehirle etkisiz hale getirip, ağızdan içeri alarak beslenirler. Denizanaları daha çok sıcak denizlerde, kıyılara yakın yerlerde yaşarlar. Dokunaçları sayesinde kendilerinden çok büyük balıkları yakalarlar ve yerler. Özellikle bu takımın Avusturalya’da yaşayan birkaç türü, en tehlikeli deniz hayvanları sıralamasında yerlerini alırlar. Dünyanın bütün denizlerinde yaşarlar, ama en çok da sıcak ve ılıman bölgeleri severler. Genellikle kıyılarda gezinirler; ancak bazı türleri açık denizlerde de yaşar. Rüzgarlı havalarda, kıyılarda sürüler halinde toplaşırlar. Bu sürüler balık yumurta ve larvalarının olduğu yerlerde toplanmayı da çok severler. Çünkü bunlar denizanasının en sevdiği yiyeceklerden birisidir. Türkiye’de genelde Marmara denizinde görülen, çapı 45 cm’ye kadar ulaşabilen vr rahatsız edildiğinde salgılarını denize bırakmak suretiyle insanlara kaşıntı ve acı veren bir deniz canlıdır. Bir de bunları elinize aldığınız bir sopayla parçalara ayırınca garip bir koku salarlar. Saldıkları bu koku çevredeki denizanalarını da o noktaya çeker ki bu yapılacak bir katliam için olağanüstü bir ortam hazırlar. Ortalardaki halkalar mavi, pembe, mor renklerdeyse o bölgeden uzaklaşılması gerekir. |